Monthly Archives: Şubat 2008

Bruno Fujii’nin 2008 Takvimi

Bruno Fujii

                          

Bruno Fujii Brezilya’lı bir tasarımcıymış. Çalışmaları gerçekten çok güzel ve yaratıcı. Benim ilgimi çeken ise Bruno‘nun 2008 Takvimi çok hoş çalışmaları var flickr sayfasına buradan bakabilirsiniz. İlk olarak şurada gördüm. Sizlerle paylaşmak istedim. gözleriniz bayram etsin diye 😉


Hayata Böyle Şeyler Gerek !

Adobe Creatif Suit Series 3

Bildiğiniz üzere photoshop yetenekleri yetenekli bir ele geçtiğinde orataya muazzam güzellikler çıkartıyor doğrusu. Aslında Photoshop Adobe firmasının sayısal fotoğraf işleme programıdır kısaca ama gerçekten de çok yetenekli bir programdır tabi yetenekli ellerde ! Gelelim benim bunları niye anlattığıma. Uzun zamandır daha doğrusu 3 aydır kafayı fena halde takdığım photoshop‘ta çok etkileyici şeyler farkettim. Birkaç örnek verirsek ( 1 , 2 , 3 ) liste uzar gider aslında. İnsan ister istemez bunları ” ben neden yapamayım ki ? ” diyor. Ama o kadar kolay olmadığını zamanla anlıyor ne kadar çok zaman ayırırsa o kadar çok ilerliyor. Kendimden biliyorum. Bunları belki sizde photoshop’la ilgileniyosunuzdur diye düşündüm ve photoshop dersleri veren sitelerin derleme listesini sunmak istiyorum…


İnterneti Dünyasını Sarsan Hack Olayları

  • 1.Kevin Mitnick
    Yıllar boyunca bilgisayarlara sızıp gizli şirket bilgilerini kopyaladı.Telefon konuşmalarının dinlenildiği sistemi ortaya çıkarttı.En büyük suçu ulusal güvenlik uyarı sistemini çökertip devletine milyonlarca dolar zarara mal olmasıydı.1990’da 6 yıl boyunca tek başına hapishane hayatı sürdürdü. Beraat ettiğinde bilgisayar korsanlığını tamamen bırakmıştı.Şu an bilgisayar danışmanı, ve program yazarı olarak çalışıyor.Hayatı Holywood’da 2 farklı filme ilham oldu.Takedown ve Freedom Downtime
  • 2.Adrian Lamo
    Yahoo!, Microsoft, Ameritech, Cingular, AOL Time Warner, Bank of America, Citigroup, McDonald’s ve Sun Microsystems gibi şirketlerin internet sayfalarını hackledi.Ama adını The New York Times’ın sistemine girerek duyurdu.Gazetenin bilgisayar sistemindeki en gizli kaynaklara girip ufak notlar bıraktı. 2004 yılında FBI tarafından yakalanarak 2 yıl ev hapsi cezasına çarptırıldı. Ayrıca zarar verdiği şirketlere yaklaşık 65.000 $ tazminat ödedi. Adrian Lamo şuanda ödüllü bir gazeteci.John Ashcroft ve Oliver Stone gibi ünlü kişilerle röportajları var.
  • 3.Jonatthan James
    16 yaşında Nasa’nın bilgisayarlarına girerek 1.7 milyon $ değerinde yazılım indirdi.Savunma Bakanlığının bilgisayarlarına yerleştirdiği ufak bir program sayesinde ordunun tüm mesajlaşmalarını okuyabiliyordu. Nasa ve Amerika Savunma Bakanlığı tarafından bilgisayar korsanlığı ile suçlandı ve mahkeme kararıyla tutuklandı.10 sene hapis cezasına çarptırılmasına rağmen, 16 yaşından küçük olması ve Nasa ile Savunma Bakanlığına yazdığı özür mektupları nedeniyle 21 yaşında serbest bırakıldı.
  • 4.Web Snare Operasyonu
    fbı tarafından 2004 yılında gerçekleştirilen operasyonda 100’den fazla bilgisayar korsanı tutuklandı.kimlik hırsızlığı, korsan bilgisayar programı kopyalamak ve diğer bir çok suçtan tutuklanan hırsızlar 150 binden fazla kullanıcıya 215 milyon dolarlık zarar verdi.Tutuklananlar arasında 5 binden fazla sahte satış gerçekleştirerek 800 bin dolar parayı hesabına geçiren bir hacker da bulunuyor.
  • 5. Ivory D. DickersonGenç kızların bilgisayarlarına girip MySpace sayfalarına yazılar yazarak onları tehdit etmekle suçlandı.Kızlardan çıplak ve pornografik resimler istedi , dediklerini yapmazlarsa MySpace sayfalarından onların bilgisayarından çaldığı resimleri yayınlayarak okulun en popüler kızı yapacağını ve hatta ailelerine zarar vereceğini söyledi.2007 yılında yakalandığında bilgisayarında binlerce çocuk pornosu ve diğer pornografik resimler bulundu. 110 yıl hapis cezasına çarptırıldı
  • Kaynak

Ağların Çarpışması ( Büyük Teori )

ff_estonia_map_w.jpg
  • 1. ( Attacker ) = Hacker’lar , 2. (Bot Herder) = Çobanlar 3. (Zombie) = Zombiler 4. (Target) = Hedef (U.s.a)

Bir gün web servisinize gelen milyonlarca sorgu, tüm sunucularınızı kitliyor, makinaları tekrar başlatıp sistemi ayağa kaldırıyorsunuz, ancak sorgular gelmeye devam ediyor, tekrar kitleniyorsunuz. Sunucu tarlanızı genişletiyorsunuz sorguları karşılayabilmek için, siz genişlettikçe sorgular aynı oranda artıyor, bütün kaynaklarınızı sömürüyor, yine kitlenme. Yoğun sorgu gelen IPleri atak yaptığını düşündüğünüzden engelliyorsunuz, ama siz engelledikçe başka IPler ortaya çıkıyor, yoğunluk azalmadan atak devam ediyor. Bu atak tipi “Distributed Denial Of Service Attack” (DDoS attack), yani Dağıtık Atakla Servis Kitleme olarak biliniyor. Bir noktadan değil çok noktadan dağıtık ama düzenli bir şekilde yapılan atak servisi çaresiz bırakıyor. DDoS atağının amacı servisin tüm kaynaklarını sömürerek servisi sunum yapamaz hale getirmek.

Wired dergisinde yayınlanan yukarıdaki grafikte anlatılana göre sistem şöyle çalışıyor. Önce atağı planlayan bir merkez [1] tamamen anonim ödemeyle bir çok robot çobanı (”bot herder”) [2] tutuyor. Çobanlar atağın proje müdürlüğü görevini üsleniyor. Her çoban binlerce bilgisayardan oluşan bir çok ağ kontrol ediyor. Genelde bu ağları spamcilere kiralayarak yaşamlarını sürdüren çobanlar merkezden gelecek bir sinyalle milyonlarca veri paketini hedeflere gönderebilecek kapasiteye sahipler. Çobanların kontrol ettiği ağların çoğu sıradan insanların virüslenmiş bilgisayarlarından oluşuyor. Bunlara “zombie” [3] deniyor. Zombiler çobandan sinyali aldığında verilen hedefe [4] yığınla veri paketi göndermeye başlıyor. Siz de bu zombielerden biri olarak bir atağa katılıyor olabilirsiniz. Atak dağıtık yapıldığından bir anda milyonlarca farklı noktadan tek bir noktaya veri paketleri gönderiliyor ve hedef paketleri karşılayamaycak kadar ağırlaşıyor veya çakılıyor.

DDoS atağı bankalardan askeri sistemlere her yere uygulanabilir. Bir kaç saatlik bir atak büyük mali hasar yaratabilecekken bir kaç günlük bir atak modern ekonomik düzeni altüst edebilir.

Bu durum ağlı bağlı hayatın ileri seviye bir sürtüşmesi veya hibrid bir savaş olarak görülebilir. Askeri stratejiler araştırma şirketi RAND Corporation ABD Savunma Bakanlığına 1996 yılında verdiği raporda “Ağların Savaşı”nı anlatırken, terorist oluşumlarda DDoS benzeri ataklara kadar lidersiz çarpışmaların zamanında olduğumuzu belirtir. Raporun savı ağlı tehdidlere ancak ağlı sistemlerle cevap verilebileceğidir.


Nvidia’dan mobil GeForce 9 serisi; 9300M ve 9500M ortaya çıktı

Dizüstü bilgisayarların satışlarında yaşanan aralıksız yükseliş sektörel araştırma yağan bağımsız kuruluşların raporlarına da yansıyor. Farklı analistlerin öngörülerine göre, 2012-2015 yılları arasında masaüstü bilgisayarların yerine geçmesi tahmin edilen dizüstü bilgisayarların satışları geçtiğimiz yıl bir önceki yıla göre %33 artış göstererek 109 milyon adet olarak gerçekleşti. Toplam satış adeti açısından olmasa bile artış oranı açısından masaüstü bilgisayarları son iki senedir geri plana iten dizüstü bilgisayar dünyasındaki potansiyel ve pasta her geçen gün biraz daha büyürken yaşanan gelişmeler donanım üreticilerinin de iştahını kabartıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi ATi ve Nvidia arasındaki amansız mücadele mobil segmente de yanısmış durumda. Geçtiğimiz günlerde AMD-ATi’nin HD 3000 serisi grafik çözümlerinin mobil varyasyonlarını duyurmasının ardından Nvidia’da ilk örnekleri Ocak ayının hemen başında Las Vegas’da gerçekleştirilen Tüketici Elektroniği Fuarında ortaya çıkan yeni nesil mobil GeForce 9 serisinin ilk temsilcileri olan GeForce 9300M ve 9500M modellerinin detayları belirdi.

 

Nvidia’nın yeni nesil mobil grafik çözümlerine geçmeden önce rakip AMD-ATi ile ilgili önemli bir noktanın altını çizmekte yarar var. Bilindiği gibi dizüstü bilgisayar dünyası tabir eğer yerindeyse adeta Intel’in kontrolü altında. Firmanın Centrino ve son olarak Santa Rosa platformu ile elde ettiği başarı ortada. Satılan dizüstü bilgisayarların önemli bir bölümünün Intel tabanlı olması ve ATi’nin geçtiğimiz senelerde AMD çatısı altına girmesi, firmanın mobil grafik çözümleri için bir handikap olarak değerlendiriliyordu. Tabi bununla birlikte AMD ile entegrasyon sürecinin uzaması ve ortaya yeni çözümler sunma konusunda özellikle geçtiğimiz sene yaşanan sıkıntılar mobil arenada bir süre öncesine kadar son derece güçlü bir pozisyona sahip olan ATi’nin mevcut pazar payının son yayınlanan rapolara göre %20-30 seviyelerine kadar gerilemesine neden olmuş durumda. Tabi geçtiğimiz sene firma adına yaşanan üzücü durum bu sene değişecek gibi görünüyor. Zira 55nm üretim teknolojisine geçen ATi’nin hazırladığı HD 3000 serisi mobil grafik çözümleri sektörün önde gelen dizüstü bilgisayar üreticileri (HP ve Dell gibi) arasında şimdiden talep görmeye başladı bile. Daha az güç tüketen ve daha az ısınan 55nm üretim sürecine dahil yeni mobil grafik çözümleri ile ATi’nin bu alandaki pazar payının yıl içerisinde %60’a kadar çıkması öngörülüyor.

Devamı >>


Nedir Bu Google ? / Microsoft vs Yahoo

 Nedir Bu Google ?

 

Bi çok insanın altı-üstü bi arama motoru deyip geçtiği Google aslında bir mehündeslik harikası. Peki ya Google’ı özel kılan şey ne nasıl oluyorda yılda 5 milyardan fazla sayfa gösterimi yapabiliyor. Ne olduda önceleri bir evin garajında 2 kafadarın ilk olarak 1995’te kurduğu google bugün 10 yaşında ve sahipleri Dünyanın en genç zenginleri arasında ( 1.Larry Page ve 2.Sergey Brin ) zirveye taşıdı. İşe önce Google’ın kelime manasından başlayalım…

Google ” googole ” kelimesinin üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmış.  Edward Kasner adındaki amerikalı matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan "googol" sözcüğü 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı belirten matematiksel bir terimmiş. Google’ın bu terimi kullanması, şirketin dünyadaki tüm bilgiyi organize etme misyonunu yansıtıyormuş.

Gelelim asıl nedene: Google’ı google yapan teknolojisine. Aklınıza sakın ha son sistem web server‘ları yada onun gibi şeyler gelmesin. İşte sebebi ;

Google’ın arama teknolojisi ve kullanıcı arabirim tasarımını Google’ı günümüzün ilk-nesil arama motorlarından farklı kılar. Sadece anahtar kelime veya meta arama teknolojisini kullanmak yerine, Google en önemli sonuçları ilk getiren, gelişmiş PageRank™ teknolojisine dayanır.

PageRank ağ sayfalarının önemini nesnel bir ölçeğe uyarlar; bu 500 milyon değişken denklemin ve 2 milyar terimden oluşan bir denklemin çözülmesiyle hesaplanır. PageRank ağın çok sayıda bağlantılı yapısını düzenleyici bir araç olarak kullanır. Doğal olarak, Google, Sayfa A’dan Sayfa B’ye kurulmuş her bağlantıyı, Sayfa A’dan Sayfa B’ye bir "oy" olarak yorumlar. Google bir sayfanın önemini aldığı oylarla belirler. Google ayrıca oyu veren sayfayı da inceler.

Google’ın komplike ve otomatikleştirilmiş arama metodları, insan müdahalesine engel olur. Diğer arama motorlarından farklı olarak; Google, hiç kimsenin daha yüksek listeleme yapamayacağı ve ticari amaçla sonuçları değiştiremeyeceği bir şekilde yapılandırılmıştır.

 
Microsoft’tan Yahoo’ya 44,6 Milyar $ Dolar Teklif

ms-yahoo-logos.jpg   Microsoft Yahoo‘ya nakit para ve hisse olarak toplamda 44,6 milyar dolar teklif etmiş.Biliyorsunuzki Microsoft dünyanın yazılım devi bir şirket ancak Yahoo‘ya bu kadar büyük bir teklif yapması kafamı karıştırdı. Daha önce Microsoft sosyal paylaşım sitesi FaceBook 1,6’lık hissesi için 240 milyon dolar ödemişti. Facebook 2004’te kurulmasına rağmen 40 milyonu geçkin aktif kullanıcısı bulunuyormuş. Amma velakin Yahoo’nun mail’deki birinciliği göz önünde alındığında. Aynı zamanda arama motoru Google‘ın aramada Yahoo‘yu geçmeside belki fiyatlarda oynama yapmıştır. Ancak tahminlerim beni yanıltmıyorsa . Windows Live uygulamaları , Yahoo Mail ile birleştirmek ve Microsoft‘un Google‘a rakip olarak çıkardığı Live arama motoru ile Yahoo’nun arama gücünü birleştirmek ancak Yahoo’nun alt yapısı linux işletim sistemine dayalı diye biliyorum Microsoft ise bildiği üzre Windows işletim sistemini kullanıyor. Ya Microsoft yola Linux ile devam edicek yada alt yapıyı komple yenilicek. Ancak bu kadar yüksek bir fiyattan sonra alt yapı ileşimdilik uğraşağını pek düşünmüyorum… Tabi bunu zaman göstericek. Daha önce Google’un teklifi reddeden Yahoo Microsoft’a ne diyecek bilemiyorum ama Microsoft’un hisseleri ve nakit paranın toplamı 44,6 milyar $ dolar reddetmek ayıp olur 🙂 Hadi o parayı geçtim Microsoft’un hisseleri yeter zaten. Şahsi düşünce Google ve Microsoft zaten Yahoo’yu piyasandan silecekti ancak Microsoft’un teklifini kabul ederlersse kendileri için çok iyi olur çünkü son zamanlarda beklentini altında bir büyüme oranı yaşanıyor ve hisse değerleri düşüyor. Yetmiyor 1000 kişiyi işten çıkartıyormuş… Cevabı bende yakında takip edicem

img180/8180/reflectw7viennaspaceslivv5.png