Bilgisayarın Tarihi

1937 yılında, Harvard üniversitesinden Howard-Aiken ilk otomatik hesap makinesi (MARK-I), 1943 yılında Pennsylvania Üniversitesinden J. P.Erkert’ın ilk işlevsel bilgisayar olan 30 ton ağırlığındaki ve saniyede 5.000 işlem yapan ENIAC [Electronic Numerical Integrator And Calculator] (Elektronik Sayısal Doğrulayıcı ve Bilgisayar)’ı yaptı.

ENIAC, 30 ton ağırlığında; 9×15 metrelik bir odayı doldurmakta; hesaplama vurumları 1500 elektromekanik röleden (yolvericiden) geçip 18.000 den çok radyo lambasından akmaktaydı. ENIAC’ı çalıştırmak için 150.000 watt enerji gerekliydi. ENIAC, yalnızca 80 karaktere eş veri saklayabiliyordu.

Lambalaların hepsi çalıştığında, mühendis ekibi bir problemi çözmek için 6000 kabloyu elle fişe takarak ENIAC’ı kuruyorlardı.
1951-1959 arasındaki üretilen bilgisayarlarda vakum tüpleri kullanıldı. Bu tüpler bir ampul büyüklüğünde, çok fazla enerji harcamakta ve çok fazla ısı yaymakta idiler. Veri ve programlar magnetik teyp ve tambur gibi bilgi saklama araçlarıyla saklandı. Veriler ve programlar bilgisayara delgi kartları ile yükleniyordu.

1959-1964 arasında üretilen bilgisayarlarda transistörler (10 bin adet) kullanıldı. COBOL, FORTRAN, ALGOL yüksek düzeyli diller ve işletim sistemleri geliştirildi. 1964-1970 arasında, üretilen bilgisayarlarda entegre devreler kullanıldı, onbinlerce devre küçük bir silikon chip‘e yerleştirildi. Düşük maliyet, yüksek güvenirlilik, ufak boyutlar, düşük enerji harcaması ve hızlı olması bu chip‘lerin mikro-bilgisayar yapımında kullanılmasına neden oldu.

1970’li yıllardan sonra, büyük çaplı tümleşik devreler kullanılmaya başlandı. Bilgisayar donanımında bu teknolojinin kullanılması bilgisayarın hesaplama hızlarını ve güvenirliliğini arttırmış ve hacimleri çok küçültmüştür.
Mikroişlemci denilen tek bir tümleşik devre yongalarının bilgisayarlara uygulanması ile tek kullanıcılı ucuz bilgisayarlar üretilmiştir.

Artık günümüzde bilgisayarlar o seviyeye ulaştı ki, bundan çok değil, 5-6 sene önce bile imkansız denilen işler gerçekleştirilebiliyor. Microsoft‘la evlerimizin başköşesine yerleşen ve önemini internetle iyice artıran bu masum görünen makineler, Google, Yahoo, MSN gibi devlerin ataklarıyla insanları büyük bir kıskaca almış durumdalar. Gelecekte daha neler göreceğiz bilinmez ama, şimdi hayal edemeyeceğimiz, ya da filmlerde görüp "Hadi canım sen de, bu kadar da olmaz ki!" dediğimiz şeyleri tam dibimizde bulacağız sanırım. Belki de bilgisayarların bu kadar içimize girmesinden sonra, artık insanlar içine mi girecekti bundan sonra, o da ayrı bir mesele.

Kaynak

Reklamlar

About Ahmet Doruk

Korkut Ata Üniversitesi, Bilgisayar bölümü öğrencisiyim. Bilgisayar donanımları ve oyunlarına karşı müthiş bir ilgim vardır. Yazılımlar içinde aslında aynı şey geçerlidir ama daha çok oyun ve oyunla paralel donanımlar... Ben böyleyim işte... Yüzmeye, Voleybol oynamaya, Yürümeye, Gezmeye, Bilim teknik,atlas ve bilgisayar dergilerine ve belgesellere hasta birisiyim. Tüm gönderileri Ahmet Doruk ile görüntüle

18 responses to “Bilgisayarın Tarihi

  • Yusuf

    belki o ekran kartı için derindondurucu espirisi mübalaydı ama ENIAC için derindondurucuları koymuşlar pensilvanya üniverstesine. hatta profesörler asistanlar falan içinde algida panda max vs dondurmalarını konulmasını talep etmiş arada canları istediinde dondurma yesinler diye 😛 aman allahım… espiriskopun bütünsel mahvoluşu. yeni tez konusu tübitaka bildirilir 😀

  • Ahmet

    Oo sen benim espirimi farketmemişin bile 😀 Yukarıda 2008 de süper bilgisayar ların ve teknoloji harikaları sunucuların içinde kadın flat monitörlee çalışıyor 😀 Cern anasayfasından alınma 😀

  • Yusuf

    😀 haha oradaki karma felsefeyi daha kimse çözemedi. Amerikalılar böle kuzum. standartları var. illa bombili moniitör olcak. Ama bizim yurdum insanı koysa alay konusu olur o canım tombalak monitör.  Alkışlarla yaşayan bi zihniyetin cucukları olarak küreselleşme imparatorluğunun (USA) muammalarını çözemem ben.

  • Ahmet

    Ama orası cern amerika değilki 😀

  • Yusuf

    benim aklım ENİACta kaldı. Eniac da Pensilvanya\’da deil mi? o da amerikada. Çevir kazı yanmasın 😀

  • Ahmet

    Evet ENIAC pennsylvania\’da 😀 Ama benim en merak ettiğim yer google\’ın oragon hep nasıl biryermerak etmişimdir ama çok sıkı korunuyor 😀

  • Yusuf

    bizim iş yerinden bi bayanın kocası oraya gitti. eşim ingilizce biliyodu onu da unutcak diyo. okadar çok farklı kültürden adam ordaymış ki. doru dürüs bi ingilizce konuşulamıyo diyo. :)))))  

  • Ahmet

    Vay be 😀 O zaman türkde boldur orda dışarıda infgilizce içerdi türkçe konuşuruz ya sorun değil kızlar felan varsa bol bol dilde öğreniriz 😀

  • Yusuf

    oraya gitmeye niyetin var galiba…

  • Ahmet

    Birazcık ama ben kendi şirketimi kurmayı dülşünüyorum 😛 Dk Design studios 🙂

  • Yusuf

    fikir de süper ismide süper. bence ismini derhal notere git tasdiklet . Harbi türkçe de ka ama ingizce pronansiey$ını "dikey" diye okunuyo walla kral… hertürlü desteklerim 😀

  • Yusuf

    yanlız isme baktım baya kullanan var dk yı. neyse sende düşey falan dersin:p

  • Ahmet

    Tüh ya şirket ismimi çalmışlar 😀 ya ben bunu kaç zamandır düşünüyordum ama bi sürü çıktı google da ya neyse alternatife bakıcaz artık hele bi kuralımda 😛

  • Ahmet

    Sağol desteğin için 😉

  • Yusuf

    bugün eşi gogılda çalışan kadın geldi iş yerine. biritanyadaymış çalıştığı yerin merkezi. ama mülakatlar falan 2-3 ay adam baya bi beklemiş. çok sağlam testlerden geçmiş. bide önceki commentlerinde dediğin gibi türkler buluruz muhabbet ederiz olayı da yokmuş. kimse konuşmuyomuş. herkes işinde gücünde falan. İnek heryerde inek 😀 ama sen gidersin oranın havasını değiştirirsin bi türkish tradition esintisi cay kahve arası dedikodu, dertler derya anlatmasam varya… molası  falan artık göriiim seni.

  • Ahmet

    Yok ya adamda iş yoktur :d bu kadın google zurih i görse kocasını boşar bildiğin gibi değil adamalrdaki rahatlk. Ama sonun kadar haklı belki hiç ilgilendinmi bilmiyorum önceden C# programlama ile ilgileniyordum kendi programlarımı kodlama ile ilgili felan ya bazen inanılmaz sıkıcı oluyor admaalr verimli çalışsın sıkılmasın diye neler yapıyorlar orda bir ben bilirim gitmesemde google zurihe biliyorum 😀 Sonra grafik tasarım olsun yani en verimli performasnı alabilmek için adamalr elinden geleni yapıyor rahatlık konusunda ki en iyi verimi alsınlarhem kendileri hem şirketi kazansın. Bu tüp yerler hep böyledir halı saha bilardo ünlü aşçılardan açık büfe sınırsız yemek yemek ooo daha neler neler bununla ilgili bi yazı yazmıştım ama sildim daha sonra insanlar özenipte daha sonra hevesi kırılmasın diye

  • Yusuf

    belki britanyadaki guugılda öledir. britanyalılar ne kadar soğuksa gugılın içine de işlemiş o soğukluk. Canım türkiyem gibisi var mı be yaaa :P. bence guugıla söliyelim pendie tuzlaya falan olmassa şöle tüyabın oralara kursun bi silikon vadisi falan, yok mu parası yapar ççok da faydalı olur vatana millete. gençlerimiz gitmesin yaban ellere.:P gelsin projeyi getirsin temele ilk kazma küreği vurmassam ne olim.:D

  • Ahmet

    Bende 😀 aynen destek veririm. Ama o britanya\’da da öyledir sanmıyourm ha eğer sadece alt yapıya bakıyorlarsa tamam dicem ama rahat çalışma koşulları vardır mutlaka kendi aralarında konuşmuyorlarsa bu onların soğuk kanlılığı 🙂 Ben sıcak kanlı insanın kardeşim çenemde çok düşüktür hiç susmam bazen 😛

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: