Category Archives: Bilgisayarlar ve Internet

nVidia Tarihi ( History Of Nvidia )

 nVidia Tarihi
If your language is English pls read on here and here
 
Şimdi internetteki 2-3 donanım sitesini takip eden kendisini PC kurdu sanıyor. Fakat 90’ların başında internet yaygın değildi. Bilgiye ulaşmak zor olduğu gibi kaynaklar da kısıtlıydı.
Bu dönemlerde ekran kartlarında S3 henüz bir paçavra gibi VIA’ya satılıp kepaze olmamıştı ve en güzel günlerini yaşıyordu. 4 MB bellekli kart dedin mi akan sular dururdu. S3 Virge’ün de VX’i vardı DX’i vardı. Vardı da vardı. Bazı S3 işlemcili kartların üzerinde boş yonga slotları olurdu. Niye? E ilerde belki bellek takviyesi yaparız diye. ATI o zaman da vardı ama burnu pek bir havadaydı. Hem performans konusunda harikalar yaratmazdı hem de pahalıydı. Matrox ise grafik profesyonellerinin tercihiydi. Oyun performansı iyiydi (OpenGL oyunlar için MiniGL sürücüsü bile vardı) fakat o zamanlar insanlar niyeyse sadece oyun oynayabilecekleri ekran kartlarına 500 dolar vermeyi Mercedes’ten taksi yapmak gibi görüyordu. Şimdide durum pek farklı değil aslında 8800 gt almaktansa yeni bir pc almayı tercih eden cahil insanlar bile var !

Oyuncular zaten 3dfx dışındaki firmaları çok da ciddiye almadıkları gibi bunda haksız da sayılmazlardı. S3 en güzel günlerini yaşıyordu dedim ama 3dfx resmen altın çağını yaşıyordu. Daha doğrusu Lale devri diyelim biz ona.

Zira kader ağlarını örmekteydi. Silicon Graphics’ten ayrılan bir grup mühendis nVidia adında bir şirket kurmuştu ve artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı. Evet eski bayramlar çok güzeldi ama diş macunu bir kez tüpten dışarı pörtlemişti ve üstelik güneş balçıkla sıvanamazdı.

Adam olacak çocuk duruşundan bellidir derler ya, nVidia uyduruk kıytırık kartlarla uzun bir evrim süreci geçirmedi. Çat diye Riva 128’i piyasaya sürdü. Kart tüm benchmark rakamlarını alt üst etmişti. Dahası gerek 3dfx gerekse Matrox’taki tırışka OpenGL “emülasyonu” miniGL sürücüleri yerine Riva 128’deki donanımsal OpenGL desteğiyle (OpenGL ICD) kart herkesi şoklanmış buzhane balığına çevirmişti. Bunun sebebi o zamana kadar OpenGL ICD desteği sunan kartların iş istasyonlarında kullanılan pahalı modeller olmasıydı (3D Labs üretimi kartlar).

16 MB’lık Riva 128’ın ortalığı tozu dumana katması yetmezmiş gibi kısa bir süre sonra Riva 128 ZX çıktı. Bu modelde 32 MB bellek desteği de bulunuyordu. Sözün kısası nVidia adeta uzaylılardan yardım alınıp yapılan piramitler misali (daha sonra bu giz çözüldü bu arada) varolan standartları alt üst edip kendi kurallarını koymuştu.

Tüm bunlardan sonra diğer grafik yongası üreticilerine neler neler oldu? Kimi sokaklara düştü, kimi uzak diyarlara gitti, kimi de tamamen tarihin o tozlu sayfaları arasında silik birer paragraf olarak yerini aldı. Geriye sadece nVidia ve ATI pardon AMD kaldı.

Özet: Tek bir firma, oturmuş tıkır tıkır saat gibi işleyen bir pazara adım attı ve ortalığı tarumar ederek tarihi değiştirdi.

Şimdilerde nvidia artık ekran kartı ile kullanılan bir deyim haline geldi. Nasılki mp3 player (mp3 çalar)’ların adı Ipod ile özleşti yeni çıkan her oyunda nvidia le eşleşir oldu.nvidia  Bu pazarı çıkarttığı her yeni ürünle sallamayı başardı. Ati arkadan nal toplamaya devam ediyor belkide ati’yi kurtarıcak tek hamle fiyat avantajı. Çıkartığı her grafik kartı üst sınıf olmasına rağmen fiyatları 400 doları geçmiyor. Bu yazı Chip dergisinin editörü Şahin Ekşioğlu‘ndan alıntıdır. Ufak tefek eklemeler vardır sadece linkler vs okuduğunuz ve yorumlarınız için teşekkürler 😉
Reklamlar

Windows 7 İçin İlk Beta

Windows 7: Birkaç ay içinde ilk beta geliyor

 

Üzerinde ancak spekülasyonların yapılabildiği Windows 7‘nin ilk beta sürümü önümüzdeki ay çıkabilir
Windows 7‘nin ilk beta sürümlerinden birisinin önümüzdeki ay çıkacağı iddia ediliyor. Microsoft haberi Fransa’da bildirdi. Vista halefinin test sürümü öncelikle seçilmiş tester’lara dağıtılacak.

Microsoft beta‘nın içeriği hakkında teknik detaylar vermekten kaçındı. Windows 7’nin final sürümünün 2010’da çıkacağı öngörülüyor.

Bunun dışında bazı kaynaklara göre Microsoft, Asus Eee Pc için özel bir Windows XP sürümü geliştirdi. Bu özel sürüm daha az kaynak tüketecek ve bu sayede görece daha zayıf donanıma sahip olan Eee PC‘de rahatlıkla çalışacakmış.


Ustaya Saygı ( Abduzeedo by Design )

Sparkling Hot GirlMSNBC effectBreak Apart effect
 
İnternetle 1995 ile 1996 arasında tanışan Fabio Sasso Brezilyanın güneyinde Porto Alegre‘de yaşıyormuş. Tasarım konusunda lisansı var ve 1998’den beri Brezilyada profosyönel olarak çalışıyor.
2003’te ZEE isimli küçük bir web tasarım stüdyosunun kurucusu.Küçük dememin sebebi 4 kişi çalışıyor ancak bana sorarsanız Fabio tek başına yeterli 🙂 tabi diğerleri ne derece iyi bilemem ama Fabio’nun gerçekten iyi olduğu herkes tarafından biliniyor.4 kişilik dev bir kadro diyebiliriz 🙂
Kendisi aynı zamanda dersleri ile kendi kurduğu www.abduzeedo.com sitesini zenginleştiriyor. Günlük takip ettiğim bir site tavsiye ederim ve aynı zamanda www.psdtuts.com ‘da Flickr sayfasına ise buradan bakabilirsiniz. Bazı çalışmaları ise şunlar..
 
 
Gold text in PhotoshopFire in PhotoshopNew Year experiment

Time’a Göre Onlarsız Yapamayacağımız 25 Web Sitesi

Time, onlarsız yaşayamayacağımız 25 internet sitesini açıkladı. Listenin 1 numarasında Amazon.com geliyor. Amazonu, BBC ve citysearch takip ediyor. Diğer siteler ise şu şekilde sıralanıyor.

Craigslist.org

    Del.icio.us


Internet Explorer 8 ( Tasarımcılar ve Geliştiriciler için )

Internet Explore 7 ile Vista işletim sistemi ile tanışmıştık ancak yetersiz gibiydi biraz. Ve yetersizdi yeni nesi uygulamalara uyumlu değildi yavaştı ve daha bir sürü sebep…
Bildiğimiz üzere daha önce Microsoft e-posta ile seçili tester’larına göndermişti.Dedikodulara göre Beta 1 sürümü tüm kullanıcılara açık olucakmış ve öylede oldu bugün Microsoft tüm kullanıcılara açtığını duyurdu. Şaşırdığım nokta ise wga eklentisiz yan ; Daha önce Internet Explorer sürümü sadece orjinal xp‘lerde çalışıyordu ancak IE8 Mozilla Firefox‘la girilen rekabetten olsa gerek WGA ( Windows orjinallik doğrulama ) içeriyor korsan yada orjinal ayrımı yapmıyor yani.Peki dünden bugüne ne değişti ;
 
Ajax Nesne Yönetimi

Chris Wilson IE 8.0’ın, web sayfalarında etkileşimli servislere izin veren nesne tabanlı Ajax tekniğine önem vereceğini bildiriyor. Ajax sayesinde sayfada herhangi bir bağlantıya tıkladığınızda yeni sayfa yüklemesi olmadan içeriğe erişmek mümkün. Bazı geliştiriciler Ajax’ı Web 3.0 olarak değerlendiriyor.

CSS İyileştirmesi

IE’nin yeni sürümü yine Cascading Style Sheets (CSS) 2.01 ile daha iyi anlaşacak. Bu sayede web sayfaları belli bir biçime sahip olmaktan çıkıp hem PDA’ler hem de cep telefonları gibi diğer mobil aygıtlarda da sorunsuz görüntülenebilecek.

Eklenti (Plug-In) Geliştirme

Bildiğiniz gibi Firefox ve Opera gibi tarayıcılar eklentiler açısından gayet zengin iken IE üvey evlat muamelesi görüyordu.Yeni sürüm 8.0 ile artık geliştiriclerin IE için eklenti hazırlaması çok daha kolay olacakmış ( Aceleye geldi düzenlicem daha ) Ben bu yazıyı yazarken 3 kere hata verdi IE 8 🙂 🙂 🙂

 
IE 8 ‘i buradan indirebilirsiniz… Bilgisayarımdan aldığım prntscreen’lere buradan ve şuradan bakabilirsiniz..

 
 Şurada Adobe photshop cs4’ten haber var bi bakın ancak pek iç açıcı değil.

İnterneti Dünyasını Sarsan Hack Olayları

  • 1.Kevin Mitnick
    Yıllar boyunca bilgisayarlara sızıp gizli şirket bilgilerini kopyaladı.Telefon konuşmalarının dinlenildiği sistemi ortaya çıkarttı.En büyük suçu ulusal güvenlik uyarı sistemini çökertip devletine milyonlarca dolar zarara mal olmasıydı.1990’da 6 yıl boyunca tek başına hapishane hayatı sürdürdü. Beraat ettiğinde bilgisayar korsanlığını tamamen bırakmıştı.Şu an bilgisayar danışmanı, ve program yazarı olarak çalışıyor.Hayatı Holywood’da 2 farklı filme ilham oldu.Takedown ve Freedom Downtime
  • 2.Adrian Lamo
    Yahoo!, Microsoft, Ameritech, Cingular, AOL Time Warner, Bank of America, Citigroup, McDonald’s ve Sun Microsystems gibi şirketlerin internet sayfalarını hackledi.Ama adını The New York Times’ın sistemine girerek duyurdu.Gazetenin bilgisayar sistemindeki en gizli kaynaklara girip ufak notlar bıraktı. 2004 yılında FBI tarafından yakalanarak 2 yıl ev hapsi cezasına çarptırıldı. Ayrıca zarar verdiği şirketlere yaklaşık 65.000 $ tazminat ödedi. Adrian Lamo şuanda ödüllü bir gazeteci.John Ashcroft ve Oliver Stone gibi ünlü kişilerle röportajları var.
  • 3.Jonatthan James
    16 yaşında Nasa’nın bilgisayarlarına girerek 1.7 milyon $ değerinde yazılım indirdi.Savunma Bakanlığının bilgisayarlarına yerleştirdiği ufak bir program sayesinde ordunun tüm mesajlaşmalarını okuyabiliyordu. Nasa ve Amerika Savunma Bakanlığı tarafından bilgisayar korsanlığı ile suçlandı ve mahkeme kararıyla tutuklandı.10 sene hapis cezasına çarptırılmasına rağmen, 16 yaşından küçük olması ve Nasa ile Savunma Bakanlığına yazdığı özür mektupları nedeniyle 21 yaşında serbest bırakıldı.
  • 4.Web Snare Operasyonu
    fbı tarafından 2004 yılında gerçekleştirilen operasyonda 100’den fazla bilgisayar korsanı tutuklandı.kimlik hırsızlığı, korsan bilgisayar programı kopyalamak ve diğer bir çok suçtan tutuklanan hırsızlar 150 binden fazla kullanıcıya 215 milyon dolarlık zarar verdi.Tutuklananlar arasında 5 binden fazla sahte satış gerçekleştirerek 800 bin dolar parayı hesabına geçiren bir hacker da bulunuyor.
  • 5. Ivory D. DickersonGenç kızların bilgisayarlarına girip MySpace sayfalarına yazılar yazarak onları tehdit etmekle suçlandı.Kızlardan çıplak ve pornografik resimler istedi , dediklerini yapmazlarsa MySpace sayfalarından onların bilgisayarından çaldığı resimleri yayınlayarak okulun en popüler kızı yapacağını ve hatta ailelerine zarar vereceğini söyledi.2007 yılında yakalandığında bilgisayarında binlerce çocuk pornosu ve diğer pornografik resimler bulundu. 110 yıl hapis cezasına çarptırıldı
  • Kaynak

Ağların Çarpışması ( Büyük Teori )

ff_estonia_map_w.jpg
  • 1. ( Attacker ) = Hacker’lar , 2. (Bot Herder) = Çobanlar 3. (Zombie) = Zombiler 4. (Target) = Hedef (U.s.a)

Bir gün web servisinize gelen milyonlarca sorgu, tüm sunucularınızı kitliyor, makinaları tekrar başlatıp sistemi ayağa kaldırıyorsunuz, ancak sorgular gelmeye devam ediyor, tekrar kitleniyorsunuz. Sunucu tarlanızı genişletiyorsunuz sorguları karşılayabilmek için, siz genişlettikçe sorgular aynı oranda artıyor, bütün kaynaklarınızı sömürüyor, yine kitlenme. Yoğun sorgu gelen IPleri atak yaptığını düşündüğünüzden engelliyorsunuz, ama siz engelledikçe başka IPler ortaya çıkıyor, yoğunluk azalmadan atak devam ediyor. Bu atak tipi “Distributed Denial Of Service Attack” (DDoS attack), yani Dağıtık Atakla Servis Kitleme olarak biliniyor. Bir noktadan değil çok noktadan dağıtık ama düzenli bir şekilde yapılan atak servisi çaresiz bırakıyor. DDoS atağının amacı servisin tüm kaynaklarını sömürerek servisi sunum yapamaz hale getirmek.

Wired dergisinde yayınlanan yukarıdaki grafikte anlatılana göre sistem şöyle çalışıyor. Önce atağı planlayan bir merkez [1] tamamen anonim ödemeyle bir çok robot çobanı (”bot herder”) [2] tutuyor. Çobanlar atağın proje müdürlüğü görevini üsleniyor. Her çoban binlerce bilgisayardan oluşan bir çok ağ kontrol ediyor. Genelde bu ağları spamcilere kiralayarak yaşamlarını sürdüren çobanlar merkezden gelecek bir sinyalle milyonlarca veri paketini hedeflere gönderebilecek kapasiteye sahipler. Çobanların kontrol ettiği ağların çoğu sıradan insanların virüslenmiş bilgisayarlarından oluşuyor. Bunlara “zombie” [3] deniyor. Zombiler çobandan sinyali aldığında verilen hedefe [4] yığınla veri paketi göndermeye başlıyor. Siz de bu zombielerden biri olarak bir atağa katılıyor olabilirsiniz. Atak dağıtık yapıldığından bir anda milyonlarca farklı noktadan tek bir noktaya veri paketleri gönderiliyor ve hedef paketleri karşılayamaycak kadar ağırlaşıyor veya çakılıyor.

DDoS atağı bankalardan askeri sistemlere her yere uygulanabilir. Bir kaç saatlik bir atak büyük mali hasar yaratabilecekken bir kaç günlük bir atak modern ekonomik düzeni altüst edebilir.

Bu durum ağlı bağlı hayatın ileri seviye bir sürtüşmesi veya hibrid bir savaş olarak görülebilir. Askeri stratejiler araştırma şirketi RAND Corporation ABD Savunma Bakanlığına 1996 yılında verdiği raporda “Ağların Savaşı”nı anlatırken, terorist oluşumlarda DDoS benzeri ataklara kadar lidersiz çarpışmaların zamanında olduğumuzu belirtir. Raporun savı ağlı tehdidlere ancak ağlı sistemlerle cevap verilebileceğidir.


Nedir Bu Google ? / Microsoft vs Yahoo

 Nedir Bu Google ?

 

Bi çok insanın altı-üstü bi arama motoru deyip geçtiği Google aslında bir mehündeslik harikası. Peki ya Google’ı özel kılan şey ne nasıl oluyorda yılda 5 milyardan fazla sayfa gösterimi yapabiliyor. Ne olduda önceleri bir evin garajında 2 kafadarın ilk olarak 1995’te kurduğu google bugün 10 yaşında ve sahipleri Dünyanın en genç zenginleri arasında ( 1.Larry Page ve 2.Sergey Brin ) zirveye taşıdı. İşe önce Google’ın kelime manasından başlayalım…

Google ” googole ” kelimesinin üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmış.  Edward Kasner adındaki amerikalı matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan "googol" sözcüğü 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı belirten matematiksel bir terimmiş. Google’ın bu terimi kullanması, şirketin dünyadaki tüm bilgiyi organize etme misyonunu yansıtıyormuş.

Gelelim asıl nedene: Google’ı google yapan teknolojisine. Aklınıza sakın ha son sistem web server‘ları yada onun gibi şeyler gelmesin. İşte sebebi ;

Google’ın arama teknolojisi ve kullanıcı arabirim tasarımını Google’ı günümüzün ilk-nesil arama motorlarından farklı kılar. Sadece anahtar kelime veya meta arama teknolojisini kullanmak yerine, Google en önemli sonuçları ilk getiren, gelişmiş PageRank™ teknolojisine dayanır.

PageRank ağ sayfalarının önemini nesnel bir ölçeğe uyarlar; bu 500 milyon değişken denklemin ve 2 milyar terimden oluşan bir denklemin çözülmesiyle hesaplanır. PageRank ağın çok sayıda bağlantılı yapısını düzenleyici bir araç olarak kullanır. Doğal olarak, Google, Sayfa A’dan Sayfa B’ye kurulmuş her bağlantıyı, Sayfa A’dan Sayfa B’ye bir "oy" olarak yorumlar. Google bir sayfanın önemini aldığı oylarla belirler. Google ayrıca oyu veren sayfayı da inceler.

Google’ın komplike ve otomatikleştirilmiş arama metodları, insan müdahalesine engel olur. Diğer arama motorlarından farklı olarak; Google, hiç kimsenin daha yüksek listeleme yapamayacağı ve ticari amaçla sonuçları değiştiremeyeceği bir şekilde yapılandırılmıştır.

 
Microsoft’tan Yahoo’ya 44,6 Milyar $ Dolar Teklif

ms-yahoo-logos.jpg   Microsoft Yahoo‘ya nakit para ve hisse olarak toplamda 44,6 milyar dolar teklif etmiş.Biliyorsunuzki Microsoft dünyanın yazılım devi bir şirket ancak Yahoo‘ya bu kadar büyük bir teklif yapması kafamı karıştırdı. Daha önce Microsoft sosyal paylaşım sitesi FaceBook 1,6’lık hissesi için 240 milyon dolar ödemişti. Facebook 2004’te kurulmasına rağmen 40 milyonu geçkin aktif kullanıcısı bulunuyormuş. Amma velakin Yahoo’nun mail’deki birinciliği göz önünde alındığında. Aynı zamanda arama motoru Google‘ın aramada Yahoo‘yu geçmeside belki fiyatlarda oynama yapmıştır. Ancak tahminlerim beni yanıltmıyorsa . Windows Live uygulamaları , Yahoo Mail ile birleştirmek ve Microsoft‘un Google‘a rakip olarak çıkardığı Live arama motoru ile Yahoo’nun arama gücünü birleştirmek ancak Yahoo’nun alt yapısı linux işletim sistemine dayalı diye biliyorum Microsoft ise bildiği üzre Windows işletim sistemini kullanıyor. Ya Microsoft yola Linux ile devam edicek yada alt yapıyı komple yenilicek. Ancak bu kadar yüksek bir fiyattan sonra alt yapı ileşimdilik uğraşağını pek düşünmüyorum… Tabi bunu zaman göstericek. Daha önce Google’un teklifi reddeden Yahoo Microsoft’a ne diyecek bilemiyorum ama Microsoft’un hisseleri ve nakit paranın toplamı 44,6 milyar $ dolar reddetmek ayıp olur 🙂 Hadi o parayı geçtim Microsoft’un hisseleri yeter zaten. Şahsi düşünce Google ve Microsoft zaten Yahoo’yu piyasandan silecekti ancak Microsoft’un teklifini kabul ederlersse kendileri için çok iyi olur çünkü son zamanlarda beklentini altında bir büyüme oranı yaşanıyor ve hisse değerleri düşüyor. Yetmiyor 1000 kişiyi işten çıkartıyormuş… Cevabı bende yakında takip edicem

img180/8180/reflectw7viennaspaceslivv5.png